#yolculuksenin!

Egzersiz, kişinin sağlıklı olması için gereken değerleri geliştirerek, koruyarak, doğru şiddetteki pratiklerle, gerçek potansiyeline ulaştırmak için yapılır. Bu yüzden kendimi antrenör değil, egzersiz danışmanı olarak tanımlayabilirim.

Pilates ekipmanlarını, modern günümüz koşullarına uyumlayarak kullanır. Katılımcıların, fiziksel kapasitelerini geliştirecek ihtiyaçlarına, Joseph Pilates’ in geliştirdiği egzersiz ekipmanlarının çeşitliliğinden faydalanarak cevap verir. Reformer pilates nedir? Reformer pilates, aletli bir pilates yöntemidir. Özel bir yaylı mekaniğin üzerine kurulan pilates aleti, daha kolay ve keyifli bir pilates egzersizi yapmanı sağlıyor. Mat üzerinde pratik yapmadan, direkt olarak reformer pilates aletleriyle vücudunu şekillendirmeye başlayabilrsin. Reformer pilatesin bu kadar popüler olmasının sebebi vücudun farklı açılarını çalıştırmasıdır. Aletli pilates ile ortalama 500 farklı hareket yapabilir ve mata gerek kalmadan vücudunu daha etkili bir şekilde inceltebilirsin. Reformer pilates ne işe yarar? Aletli pilates kas arttırma ve vücut şekillendirme amacıyla yapılabilir. Reformer pilatesin en güzel yanlarından biri her bedene uygun olması ve klasik egzersizlerden farklı olması! Böylece aletli pilates yapmak kısa sürede daha keyifli geçiyor. Reformer pilates bütün vücudu çalıştırır ve vücut duruşuna iyi gelir. Reformer pilates ile yaptığın en minik hareket bile kas yoğunluğunu arttırır ve farkında olmadan vücudunu hızlıca şekillendirir. Aletli pilates yapmak önemli bir kardiyo yöntemidir. Kalp atışını hızlandıran ve ter atmana yardımcı olan aletli pilatesi kardiyo olarak da tercih edebilirsin. Reformer pilates kimlere uygundur? Aletli pilates herkes için uygundur. Hangi vücut tipine sahip olursan olan reformer pilates sana uygun olacaktır. Reformer pilates yapanlar vücutlarının daha hızlı şekillendiğini ve kendilerini daha dinç hissetiklerini söylüyorlar. Reformer pilates vücudunu şekillendirmek isteyen herkes için uygundur. Fiziksel yaralanmalardan sonra dahi reformer pilates yaparak sağlığına kavuşanlar olabiliyor. Vücudu güçlendiren ve duruşunu geliştiren bu pilates çeşidi, dansçılar ve sporcular tarafından da çok seviliyor. Reformer pilates tek başına zayıflama yöntemi değildir. Reformer pilates ile zayıflayanlar, egzersiz ile birlikte beslenmelerine de dikkat ederler. Reformer pilates yapmak için egzersiz geçmişine sahip olmana gerek yok. İlk defa pilates yapacaklar da reformer pilatese başlayabilirler. Hamileler için pilates veya doğum sonrası pilates yapmak isteyenler de aletli pilatesi tercih ediyorlar. Aletli pilates faydaları nelerdir? <ul> <li>Eklemleri çalıştırır</li> <li>Esnekliği arttırır</li> <li>Tüm vücuda iyi gelir</li> <li>Duruşunu iyileştirir</li> <li>Karın bölgesini düzleştirir</li> <li>Vücudu gevşetir ve rahatlatır</li> <li>Vücudu sıkılaştırır</li> <li>Daha fit görünmeye başlarsın</li> <li>Bel ve boyun fıtığına iyi gelir</li> <li>Nefes kontrolüne yardımcı olur</li> </ul> Evde reformer pilates yapılır mı? Evde reformer pilates yapmak imkansız olmasa da ekonomik bir yöntem de değildir. Evde reformer yapmak için pilates aletlerinden birini alman gerekiyor. Reformer, cadillac, chair ve barrel adı verilen reformer aletlerinden birini alarak pilates yapabilirsin. Eve reformer aleti almak ilk aşamada maliyetli olsa da zaman içinde stüdyoda pilates yapmakla aynı hatta daha ekonomik bir hale dönüşebilir. Burada önemli olan evde pilates aletleri ile ne kadar egzersiz yaptığındır. Bu yüzden ilk aşamada stüdyoda aletli pilates yapmalı ve aletli pilatesin nasıl yapıldığını öğrenmelisin. Uzun vadede pilates yapmak istiyorsan eve aletli pilates alarak bu alışkanlığı evde de devam ettirebilirsin.
Derslerin sonunda asla ihmal edilmemesi gereken, bazen ise tamamen kas boyunda plastik uzama, yani kalıcı boy değişikliği hedefleyen esneklik antrenmanları olmazsa olmazımız. PNF yöntemi başta olmak üzere acı verici olmasının ötesinde modern yöntemleri kullanır. Stretching Nedir? Stretching Hareketleri Nelerdir? Gün boyu masa başında çalışmak zorunda kalıyorsanız çeşitli eklem ve omurga rahatsızlıklarından korunmak için esneme hareketleri yapmaya özen göstermelisiniz. Tüm kas ve kemik gruplarını çalıştıran stretching hareketleri, durağan yaşam modeli içinde sağlığınızı korumanıza yardımcı olur. Üstelik esneme hareketleri, enerji ve dikkatinizin azaldığını hissettiğinizde son derece kurtarıcıdır. “Stretching nedir?” sorusu, kas ve kemik ağrılarıyla baş etmek zorunda kalan çoğu kişinin merak ettiği konular arasında yer alır. Açma germe olarak da adlandırılan bu hareketler, güne enerjik başlamak için son derece etkilidir. Doğru uygulandığında gün boyu zinde hissetmeye yardımcı olan stretching egzersizleri sağlık açısından da oldukça faydalıdır. Stretching’in Faydaları Nelerdir? Stretching önemi, uzmanlar tarafından da sıklıkla vurgulanır. Stretching hareketleri, parmaklardan sırt ve boyuna kadar tüm kas gruplarını açmaya ve rahatlatmaya yardımcı olur. Bedenle birlikte zihni de doğru ve etkili çalıştırmak için stretching hareketleri önerilir. Pilates ve yoga ile benzerlik gösteren bu egzersizler, tüm kas gruplarını çalıştırarak performansını artırmaya yöneliktir. Doğru ve güvenli bir uygulama için ilk adımda ayak bilekliği gibi spor ekipmanlarının kullanılması önerilir. Çünkü doğrudan kas gruplarıyla alakalı olan bu egzersizler, yanlış uygulandığında daha büyük sorunlara yol açabilir. Stretching faydaları, düzenli yapıldığında saymakla bitmez: <ul> <li>Açma germe hareketleri, kas ve eklem ağrılarını azaltır.</li> <li>Düzenli uygulanan egzersizler, beden ve zihnin uyumlu işlemesini sağlar.</li> <li>Açma germe, kan dolaşımını hızlandırarak toksinlerin atılmasına yardımcı olur.</li> <li>Zihni açarak daha enerjik ve huzurlu bir gün geçirmeye yardımcı olur.</li> <li>Hareketsiz yaşam modelinden kaynaklanan kas ve eklem rahatsızlıklarının önüne geçer.</li> </ul> Stretching Hareketleri Nelerdir? Stretching hareketleri, doğru uygulandığında sağlıklı ve zinde bir yaşam için son derece etkilidir. Hafif tempolu bir spor olan stretching, pilates minder ve mat üzerinde yapılabileceği gibi masa başında bir iki dakika ayırarak da uygulanabilir. Oturarak, ayakta veya mat üzerinde yapılan birçok hareket bulunur. Her biri, farklı kas ve eklem gruplarını çalıştırmaya yöneliktir. Stretching çeşitleri, uygulama şekli ve ekipmanlarına göre birbirinden ayrılır. Temel anlamda ekipmansız yapılan egzersizler, farklı sporlara başlamadan önce vücudu hazırlamak için tercih edilir. Özellikle ağır tempolu sporlara vücudu ısıtmadan başlamak sakatlıklara yol açabilir. Ancak kol, omuz, boyun, sırt, bel, bacak ve bilekleri esneten bu egzersizler, kasları hazırlayarak sakatlık riskini minimuma indirir. Kas ve zihni koruyan bu hareketler; statik, dinamik ve PNF olmak üzere üç grupta toplanır. Her biri, kasların farklı pozisyonlarda ulaşabileceği en geniş hareket aralığını kazandırmaya yardımcı olur. Tüm stretching hareketleri; germe, bükme ve kıvırma gibi pozisyonlarda yapılır. Stretching Egzersizi Çeşitleri Nelerdir? Stretching hareketleri, farklı şekillerde uygulanarak vücudun tüm kas gruplarını çalıştırmaya yardımcı olur. Gerginlik hissinden kolayca kurtulmaya yardımcı olan bu basit egzersizler, sadece birkaç dakikada kolayca yapılabilir. Özellikle statik esneme hareketlerini oturduğunuz yerde bile uygulayabilirsiniz. Örneğin, ayağı kalçaya kadar kaldırarak elle çekme hareketi ile statik esneme sağlayabilirsiniz. “Dinamik stretching nedir?” diye merak ediyorsanız atletik çalışma programlarına küçük bir göz atabilirsiniz. Çünkü bu egzersiz çeşidine göre esneklik enerjiyi, enerji de kuvveti artırır. Özellikle yüksek tempolu sporlara başlamadan önce belli doğrultuda zıplama ve sıçrama hareketleri yapabilirsiniz. PNF egzersizleri ise hafif tempolu sporları anımsatır. Bu egzersiz modelinde kasın ulaşabileceği en gergin pozisyon sağlanır. Yaklaşık 15-20 saniye bu konumda bekledikten sonra kas eski konumuna getirilerek 5 dakika rahatlatılır. Ardından yine aynı hareket yapılarak bu kez 30 saniye kas ısıtılır. Yani her aşamada kasın bir sonraki adıma ulaşması sağlanır. Bu egzersiz modelinde kaslarınızı korumak için sporcu aksesuarları ve ekipmanlarına ihtiyaç duyabilirsiniz. Tüm spor ekipmanlarını Trendyol’dan kolayca satın alabilirsiniz.
Fonksiyonellikle, kişinin günlük hayatındaki hedeflerine uygun amaçlara yönelik egzersiz planlamayı kastederiz. Bu amaçlar spesifik olmanın ötesinde; her insan için önemli olan temel hareketleri, çömelmek, kalkmak, adımlamak, itmek, çekmek ve bükülmek gibi becerileri geliştirmek içindir. Bunu sağlamak için ise; yer çekimi ve doğada her zaman bulunabilecek ekipmanları kullanır. Fonksiyonel Antrenman Yapmanın Faydaları Nelerdir? Öncelikle fonksiyonel ne demek? Açıklayalım. İşlevsel anlamına gelir. Peki, fonksiyonel antrenman nedir? Bu antrenmanların birçok işlevi, yani birçok etkisi ve faydası vardır. Temel olarak da vücudumuzun işlevsellik kazanmasını hedef alan bir antrenman sistemidir. Yani buradaki amaç fiziksel ve fonksiyonel olarak belli bir uygunluğa sahip olmaktır. Bu uygunluğu sağlayan özelliklere örnek olarak genel kavramlardan bahsetmek istersek kuvvet, esneklik, mobilizasyon, koordinasyon, kardiyorespiratuar uygunluk gibi kavramları örnek verebiliriz. Buradan yola çıkarak birçok parametreye katkı sağlayan ve birçok kas grubunu çalıştıran antrenmanlara Fonksiyonel Antrenman diyebiliriz. Tabi Fonksiyonel antrenman planlaması yapılırken hareket termolojisini unutmayarak mutlaka düzlemlere bağlı kalarak her düzlemde vücudunuzu işlevselleştirmelisiniz. Ancak bu adımla en doğru planlamayı yapmış oluruz. Fonksiyonel antrenmanlarda temel olarak birden çok kas grubunun aynı anda çalıştığını söyleyebiliriz. Fonksiyonel ismini almasının bir nedeni de gün içindeki hareketlerimize, günlük yaşantımıza katkı sağlayacak hareketlere odaklı olunmasıdır. Bu tarz egzersizlerde itme, çekme, zıplama, fırlatma gibi kavramlar ön plandadır. Bahsettiğimiz bu hareketler de, aslında gün içinde hep yaptığımız hareketlerdir. Farklı açılarda ve yüksek yüklenmelerle bunları uygulamak olumlu etkiler sağlayacaktır. Örnek vermek gerekirse antrenmanlarında Dumbbell Step Up egzersizini uygulayan birinin gün içinde merdiven çıkarken kolay kolay eklem ya da kas ağrısı yaşamayacağını söyleyebiliriz. Ya da gün içinde dik durmaya dikkat eden, antrenmanlarında Deadlift egzersizine ve esneme hareketlerine zaman ayıran bir kişiyi ele alalım. Bu kişinin yerden bir şey almak için eğilmesi durumunda bel ağrısı yaşama ihtimali sedanter birine göre çok daha azdır. Ayrıca bir çok hareketi içinde barınan bu antrenman modelin de yağ yakımı eşiğiniz de artacaktır. Amacımıza ve gerekliliklerimize uygun fonksiyonel egzersizleri uygulamamız bize sadece kuvvet ve güç konusunda katkı sağlamaz. Bize dayanıklılık, denge, koordinasyon ve esneklik gibi birçok kavramda yardımcı olacaktır. Bu da bize daha kaliteli bir yaşam sunacaktır. Fonksiyonel Antrenmanlara Örnekler: <ul> <li>Vücut ağırlığıyla yapılan en doğal hareketler: Şınav, barfiks, squat</li> <li>Kum torbası, halat, ip, tekerlek gibi ekipmanlarla yapılan tüm vücudun dahil olduğu hareketler</li> <li>Dumble, kettlebell gibi ekipmanlarla yapılan, belirli kas gruplarına odaklanan daha izole, güçlendirici hareketler.</li> <li>Direnç bandı gibi ekipmanlarla yapılan, esneklik ve genel stabilizasyonu arttıran hareketler.</li> <li>Plank gibi, core bölgesinin gücünü ve stabilizasyonunu arttıran statik hareketler.</li> <li>Tüm TRX hareketleri</li> </ul>
Bir saatte 500 ila 1000 kalori kaybettiren, eğlenceli olduğu kadar tempolu, dünyayı kasıp kavuran grup dersi Zumba, koşu bandlarını sevmeyen, tek başına kardiyo çalışmak istemeyenler için şahane bir seçim. Zumba gibi dans temelli fitness grup dersi her yaştan katılımcı için uygundur. Fitness İle Dansı Aynı Anda Yapmanın Keyfini Yaşayın! Yaşam tarzınız giderek daha çok mu monoton ve hareketsiz hale geliyor? Bedeninizin şuanki halinden memnun değil misiniz? Zumba yaparak eğlenceli bir maceraya atılmayı düşünüyor ancak Zumba dansının faydaları neler merak ediyorsanız, hemen Zumba’ya başlamanız için size harekete geçirecek Zumba faydaları sunuyoruz! Zumba, geleneksel anlamda spor yapma kalıplarının dışında, eğlenerek dans eşliğinde egzersiz yapmayı sağlar. Bu yönüyle spora mesafeli kişiler için de egzersizi keyifli hale getirerek iyi bir alternatif sunar. “Zumba nedir?” dendiğinde, çoğu insan tarafından bu etkinlik bir egzersiz türü olmanın yanı sıra bir aktivite olarak da görülmektedir. Egzersiz yapabilme yetkinliğine sahip her yaştan insana hitap eden zumba, esnekliği ve kolay adapte olunabilme özellikleriyle ön plana çıkar. Grup aktivitesi olarak ele alındığında bir sosyalleşme alanı yaratarak diğer insanlarla uyumlu çalışmayı geliştirir. Egzersiz süresince hareket prensibine dayanan yapısıyla vücudu zinde ve enerjik tutar. Egzersiz ve eğlence birlikteliğiyle sürekliliği artırmakta, zorlu gibi görünen kalori yakma çabasını da keyifli hale getirir. Ev, okul ve iş hayatınızın giderek hareketsiz ve rutin bir hal alması bedeninize aslında çok zararlı. Gün boyu masa başı işte çalışmak ve bir de mesai saatlerinden ötürü sağlıklı beslenememek, hayatınıza sporu dahil etmemek bizi yavaş yavaş formdan çıkarıyor ve hareket imkanımızı kısıtlayarak yaşam kalitemiz üzerinde olumsuz etki bırakıyor… Eğer siz de daha sağlıklı bir bedene eğlenerek ulaşmak istiyor ve bunun için Zumba yapmak için birkakç neden daha arıyorsanız Zumbanın faydaları şu şekilde; <ul> <li>Enerji verir</li> <li>Kalori yaktırır</li> <li>Bedeninizi Sıkılaştırır</li> <li>Kan dolaşımınız artar</li> <li>Kondisyonunuzu geliştirir</li> <li>Özgüveniniz artar</li> <li>Stresten uzaklaştırır</li> </ul> Zumbanın faydaları saymakla bitmiyor! Biraz daha yakından bakalım… Zumba’nın Dinamik Havası Enerjinizi Tazelesin! Gündelik hayatta ev işleri, okul sorumlulukları ve kariyer koşuşturmaları arasında kendinizi yorgun ve tükenmiş hissedebilirsiniz. Dans etmek ise hareketli bir aktivite olsa da kendinizi yenileyebileceğiniz ve eğlenceli müziklerle enerji bulacağınız en keyifli aktivitelerden biri. Zumbanın faydaları arasında en etkili ve en hızlı hissedeceğiniz kriter Zumba ile daha dinamik ve daha enerjik olacağınız. Oryantal, pop, Jazz, Rock ve R&amp;B gibi birbirinden farklı müzik türlerinde dans ederek spor yapmak sizi mutlu edecek ve koşturmalarınız için gereken enerjiyi Zumba ile bulacaksınız! Zumba İle Kalorilere Elveda! Zumbanın faydaları arasında en yaygın olan ve herkesin Zumba yapma isteğini artıran yararı Zumba’nın kilo vermeye fayda sağlaması! Zumba yapmak isteyen çoğu kişinin amacı, Fitness ile müziği birleştiren Zumba ile istedikleri forma kavuşmak… Düzenli Zumba yaparak kilo verebilir ve daha formda bir görünüme kavuşabilirsiniz. Zumbanın Faydaları Mı? Tabii Ki Sıkılaşıyoruz! Zumbanın yararları arasında kilo vermenizle bağlantılı olarak kaslarınızın sıkılaşması var. Hareketli müzikleri, Fitness hareketleri ve her kasınızı çalıştıracak dans figürleriyle Zumba derslerinin ardından kilo verirken daha sıkı bir vücuda kavuştuğunuzu gözlemleyeceksiniz. Kaslarınızın esnemesi ve vücudunuzda birbirinden farklı noktalara odaklanacak olmanız, günlük hayatta hiç kullanmadığınız kaslarınızı kullanmanızı dolayısıyla bu kasları çalıştırmanızı sağlayacak. Zumba ile çalışan kaslarınız sıkılaşacak! Kan Dolaşımınız Hızlanacak Kalbinize Fayda Sağlayacak Zumbanın faydaları say say bitmiyor! Hareket etmek bedeninizin sıkılaşmasını sağlayacağı gibi, kalbiniz ve kan dolaşımınız için oldukça faydalı. Zumba bir dans ve spor türü olarak kalbinize iyi geliyor, sizi hareketsiz bir yaşamdan uzaklaştırarak bedeninizin ihtiyacı olan egzersizi yapmanızı sağlıyor. Kalp sağlığı ve solunum sıkıntısı olan bireylerin düzenli olarak dans ettiği taktirde yürüyüş ve bisiklete binmek gibi aktivitelerden daha çok verim aldığı söylenmektedir. Kondisyon Geliştirmeye Birebir Zumba’nın beden kondisyonunuzu artıracağını ve beden dengenizi Zumba sayesinde yeniden bulacağınızı söylesek ne derdiniz? Zumbanın faydaları arasında bedeninizi daha etkili ve dengeli kullanmayı öğretmesi de yer alıyor! Kendinizi Zumba yaparak yeniden keşfedebilir, el – kol ve beden koordinasyonunuzu daha etkin kullanmayı öğrenerek günlük yaşamınızda çok daha rahat hareket edebilirsiniz. Kondinasyonunuz geliştikçe daha rahat yaşadığınızı ve solunumunuzun da düzenlendiğini göreceksiniz. Özgüvenli Günler Sizleri Bekliyor Zumba gibi keyifli bir aktiviteyi yapmanın verdiği özgüven bir yana, Zumba ile kilo verdikçe istediğiniz forma ulaşmanın verdiği özgüven diğer yana! Zumbanın faydaları arasında belki sizlerin de çok sonra farkedeceğiniz ama en etkili faydalardan biri olan özgüven tazeliği geliyor! Dans etmenin verdiği başarı hissiyatı, Fitness hareketlerini yaptıkça ve çok daha hareketlendikçe istediğiniz görüntüye ulaşıyor olmanız kendinize çok daha güvenmenizi sağlayacak! Zumbanın faydaları dendiğinde özgüveninizin yenileneceğini hiç düşünmezdiniz değil mi? Stresinizi Zumba İle Atın Zumbanın faydaları arasında en etkili ve en hızlı yanıt verenlerden biri olarak stres ve sorunlarınızdan uzaklaşabilmeniz geliyor. Dans etmek zaten başlı başına en eğlenceli ve kafa dağıtan aktivitelerden biriyken bir de Zumba gibi dans ve sporu birleştiren bir hobi edinerek gündelik sorunlarınızdan, omuzlarınızdaki yüklerden ve hayat telaşınızdan uzaklaşacaksınız! Zumba müzikleri ve eğlenceli dans saatleriyle zihninizi boşaltma imkanı bulacak, kendinize zaman ayırmanın keyfini yaşayacaksınız.
18.07.2022 Göç Yolları
Herkesin hayatında kader’in kilitlendiği, neden sürekli bu oluyor dediği anlar olur. Bu anlar öyle anlardir ki, kendini dönen bir tekerleğin içindeki hamster gibi hissedersin. Sanki öyle olmak zorundadır başka seçeneğin yoktur. Başka türlüsü olamaz, hayat bunu bana neden yapıyor dersin, hep beni buluyor dersin, kader dersin, kendini kurban zannedersin. Hayatın bunu neden yaptığını anlayana kadar hiç birşey değişmeyecektir, hayat insanı anlayana ve barışana kadar zorlar; yani hep öyle olur. Kimi için bu, sık tekrar eden bir ilişki motifidir. Kimileri için iş, kimileri için para, kimileri için aile, arkadaşlıklar bir şekilde tekrar eder işte. Sonu gelmez hayat boyu öyle olacağını zannedersin. Sonra bir gün hengameden çıkıp kendine dışarıdan bakmayı başarırsan, o an gelir ve iyi ki gelir, o dönen tekerleğe ilk ne zaman bindiğini fark edersin. Benim hayatımda bu düzen kurmak oldu. Kendimi bildim bileli hep bir düzen kurmaya çalıştım. En mükemmel düzeni. Bir iş modeli, bir hayat modeli, bir ilişki, asla değişmeyen beni mutlak mutlu eden doğru kurgu. Ve o düzeni en mükemmel şekliyle kurduğuma inandığım an hep darmadağın oldu. Ve yepyeni bir düzen kurmam gerekti. O düzeni hep en mükemmel haliyle baştan kurmam gerekti. On beş sene aynı şirkette çalışmak için işe girdim, el ele ölmek için sevgili oldum, hayatıma renk katan detaylar her zaman olsun istedim. Sonra kendimi dinlediğim hikayelerden bahsederken buldum bir gün. Dedelerimin hikayelerini. Babamın babası, 1900 lerin başları, I Dünya Savaşı’nın sonları, bugünkü Bulgaristan eski Zara’dan kaçarak gelmişler buraya. Meriç nehrini gece yarısı burunlarına kadar suda geçerek, zaten bu yüzden mübadil değiller, muhacirler. Annemin anneannesi, yine bir I Dünya savaşı sonları, Tebriz’den Kars’a göçmüşler, on iki kardeşten iki kardeş kalarak. Hepsi de varını yoğunu bırakıp, aslında kaybederek buraya yeni bir hayat kurmaya gelmişler. Konuştuğum çoğu spritüeller, göç ilginç bir karmadır derler. Pratikte de öyle olur, göçmenler genelde pinti olur, garanti işe bayılır ve sahip oldukları her şeyi sıkı sıkıya tutmak isterler. Çünkü özellikle savaştan kaçanlar, kaybetmişlerdir, evlerini, düzenlerini, çoğunlukla sevdiklerini. Spritüel bakmasak, gerçekçi baksak, hafızanın nesilden nesile aktarıldığı kanıtlanmıştır. Bilinçaltının ise; sekiz yaşına kadar oluştuğunu düşünürsek, aslında gündelik hayatta edindiğimiz bütün hedefler, bilinçli olarak istediğimiz ne varsa hepsi maalesef fasafiso, bizler çoğunlukla sekiz yaşındaki bizleri ya da ailelerimizi, atalarımızı mutlu etmeyi istiyoruz, en derinde. Bunun adını koyduktan sonra, iki seçenek çıkıyor ortaya; olanı kabul etmek ya da değiştirmek. Ben kendime baktığımda, bir göçmen’de bulunması gereken her şey bende vardı kontrolcülük, pes etmeme, baştan bir düzen kurma becerisi, disiplin. Peki ama neden her seferinde o düzeni kurmama rağmen tuzla buz edecek bir şey bulabiliyordum. Çünkü atalarımla ilgili bildiğim sahne buydu. İstediğin kadar iyi şeyler yap, bir gün kaybedersin. Delice istediğim şeyi her seferinde nasıl buluyor ve inatla kaybediyordum. İşte burada kendimi tanıdım, kaybetmekten korktukça kaybediyordum. Tüm göçmenler gibi ne kadar bir düzen kurmak istesem de, ben gayretin kendisine aşık olmuştum, Ben göçü sevmiştim, sıfırdan düzen kurmayı aramayı. Bulmak bana göre değildi, belki de kaybetmekten korktuğundan, korktuğum başıma geliyordu. Para için, aşk için, her şey için geçerliydi bu. Ben aramayı sevmiştim. Sonra kendime dedim ki; mademki aramayı sevdin, mademki sen göçü sevdin, sen bildiğin gibi bir muhacir değilsin. Belki de sen yolda gördüklerini, deneyimi seven bir çingenesin. Öyle kabul et kendini, deneyim ara, düzen ara, kur, yap, boz, eğil, bükül, doğrul. O zaman kendimi mağdur hissettiğim her an bir anlam kazandı. Düzenim bozulmamıştı, Ben sıkılmıştım. Ama o kadar da korkmuştum ki, benim düzenimi bozmaya cesaretim yoktu, düzenimin beni bırakmazsını sağladım her seferinde. Sıkı sıkıya tuttuğum her şey, ellerimden kayıp gitmişti bir zamanlar. Şimdiyse vahlandığım her anı ilmek ilmek yarattığımı fark ettim. o tekerleğe kendim binmiştim, bugün en azından bunu biliyorum. İnsanların hepsi de temelde bunu yapar, bununla yüzleşir ya da yüzleşmez, bunu sever ya da sevmez. Bu sefer ben galiba olanı, olduğum kişiyi sevdim. Yolculuğu sevdim. Gitmek istediğimde neden on dakikada valiz hazırlayabildiğimi sevdim. Şu an gidişler, bitişler, başlangıçlar heyecan veriyor, yenisi diyorum. Sevdiğim yerlere yeniden dönebilirim. Sıkıldığım yerden gidebilirim. Yepyeni yerler görebilir, yepyeni insanlar tanıyabilirim. Bir iş yürümezse yenisini yapabilirim. Biliyorum ki, ölümlerden, kayıplardan sonra bile bambaşka hayatlar kurabilmiş atalarım ve bu bana korku değil cesaret veriyor artık; çünkü fark ettim. Doğduğumuz yer, ailemiz, köklerimiz, sekiz yaşına kadar ne olduysa bunların hiçbirini değiştiremeyiz. Ama kendimizle yüzleşmeden, olanı sevmeden, geçmişi sırtımızda yük değil, heybemizdeki değerli taşlar gibi görmeden, oralardan geçmeden de, kendimiz olamayız. Burası da böyle bir farkındalık not defteri oldu bana. İçimden gelince yazarım. Bir de şarkı bıraktım. Öpücükler :
22.01.2020 Deli Kadın Gücü
Merhaba, Blogun değişti. Neden Yolculuk Senin? çünkü bu aralar blogumun kimliğini biraz daha kadın olma halleri, kendini bulma arama üzerine taşımak istedim, bu benim uzun zamandır demlendirdiğim bir fikirdi. Hazır yeni yıl da gelmişken, tam zamanı dedim Ne de olsa yeni yıl, gaza gelmelerin, baştan başlamaların zamanı. Yeni yıllar ve doğum günleri, özellikle otuz yaş bana bayağı vurmuştu, ne yapıyorum, bulunduğum yerde mutlu muyum? Konsept herkese göre değişir ama beni ilişkilerden vurmuştu ve bu benim kadın olmakla ilgili algımı baştan yapılandırdı. Bu ilişki benim için uygun mu? Değildi. Bugün benim için uygun olmayan birinin başka birisinin rüyası olabileceğini kabul ederek söyleyebilirim bunu. Aynısı benim için de geçerli. O arayış bana, ilişkilere dair bir sürü kitap okutmuştu. Ne kadar inanılmaz önemli bir meseleyse, ben bu evliliği sürdürememeye bir iş başarısızlığı gibi bakmış, epey mesai harcamıştım. Hayatımda yedi buçuk sene olan birini kaybetmek üzmemiş mesela, yaptığım bir anlaşma başarısız olmuş gibi üzülmüşüm yeni yeni fark ediyorum. Tüm süreçten bahsetmeye karar verdim. Çünkü insan bazı acılardan vazife çıkarmak istiyor. Oldukça egosantrik bir mesele ama diyorsun ki; ‘Ulan bundan insanlığa fayda olacak bir şey bulmalıyım, tüm bunlar rastlantısal olarak başıma gelmiş olamaz, yüce Tanrı beni buradan sınayarak, aldığım dersi tüm kadınlarla paylaşmamı istedi.’ HADİ YAA! İşte bu mesih kompleksiyle yazıyorum a dostlar. Ama size kötü bir haberim var. Kainatta bir zerre olarak o kadar önemli değiliz. Değerliyiz ama hayat hepimizden büyük. Ayrılığın standart dört evresini sağlıklı yaşadığımı düşünüyorum. Herkese çemkirdim, ağladım, çirkinleştim. Makul yas süresini de geçirdim, artık olayla aramda gerekli mesafe var ve tecrübemi paylaşabilirim. Öncelikle çekim yasasına inanırsınız inanmazsınız, etrafım tek tek boşanmış kadınlarla dolmaya başlamıştı, en iyi arkadaşlarım bir bir boşanmış kadınlar oluyor ya da arkadaşlarım ayrılıyordu. Kainat beni yeni duruma hazırlıyordu. Hepsine binlerce teşekkürler ve dipnot çekirdek kadronuza sahip çıkmak çok önemli. Gelelim evrelere; 1.Evre: İNKAR* Tamam bazı problemlerimiz oldu. Ama bence abartıyorum, aslında geri dönülmez bir noktada değiliz. Neleri Hallettik, hem başkalarının hatası bizimle alakalı değil, parmağını oynatsa düzeliriz (senin hayatından gitmeliyse parmağını oynatmaz) ve zaman geçer, bu arada süre uzarken beklenti yükselir; gün birde bir buket çiçek sonrası her şeyin normale dönmesine razıyken, birinci ay sonunda açık havuza jet indirse, adamda karısına ne hastaymış deseler filan ancak onurun bir kendine gelecektir. Ama daha azına da açık olmak gerekirse fitsindir. Her şey, hiçbir şeyin olmadığı günlere dönsün istersin, dönmez. 2.Evre: ÖFKE* Hayatımın yedi buçuk senesini ona verdim. Bunu hak etmedim. Buna yol açan herkes yok olmalı. Hepsi giyotine vurulmalı, asılmalı. Ne olursa olsun yanında oldum, bunun için mi? Salağım ben. Yanlış seçim yaptım, hayatımı harcadım resmen, ne için. Bak arkadaşlarının çocukları var. Al bak, aferin sana gerizekalı. Ne yapsam, nasıl zarar versem? 3.Evre: KABULLENİŞ* Aklından geçenlere dur de çünkü sen o değilsin fıtratın bu. Ona zarar vereceğim diye, kırılabilecek insanlara bir baksana. Değmez. Kimsenin suçu değil, sen yanlış bir seçim yaptın, kız kendine ama sonuç alamayacaksın olan oldu. 4.Evre: FARK EDİŞ* Tamam nerede kalmıştık. Bu kadar sene boyunca, kendime hiç mi vakit ayırmamışım? Neleri seviyormuşum? Arkadaşlarım vardı benim, neredeler? Ne kadardır onlara vakit ayırmıyor muşum? Biz biri birimize göre değilmişiz, ne gereksiz yere zorlamışız. Çevrenizde, bu süreci yaşayanlara bakın, tüm bu evreleri sırasıyla yaşayanların çok daha sağlıklı ve sindirmiş şekilde hayatlarına devam edebildiklerini göreceksiniz. Cool bir şekilde, dünyasında yaprak kımıldamamış gibi yapanlar, kalıcı olarak süreci sonlandıramayabiliyorlar, üstü kabuk bağlamış iltihaplı yaralar gibi ama irini akıtanlar, tentürdiyotu basanlar ve ardından her gün pansumanı değiştirenler bir kere uğraşıp yoluna devam edebiliyor. Ne kadar modern yetiştirilirsen yetiştiril. Bu ülkede kadın olarak annelik sıfatına, eşliğe o kadar yüksek bir değer atfediliyor ki, o kavram senden büyük ve kaybedilmemesi gereken bir statüye dönüşebiliyor. Neyi bile kaybettiğini görmeyeceğin bir halde buluveriyorsun kendini. Ama ondan vazgeçince, her şeyden vazgeçebilecek bir güç geliyor insana, ‘Deli Kadın Gücü’. Tüm ilişkilerden sıyrılabilecek, serbest kaldığında bazen abartabilecek Dikkat çünkü bazen insan bu kadarına gerek var mıydı da diyebiliyor insan yer yer, sakin Ancak ne olursa olsun; o güce, sizi siz yapan şeye, sahip çıkarsanız. En sevdiğiniz filmlere, hobilerinize, hayattan keyif aldığınız her şeyde ısrar etme, istemediklerinize hayır deme gücünüze, o hep yanınızda ve dostunuz olur, delirmeden :). Kendinizden vazgeçmek, bu coğrafyada doğmuş bir kadın için işten bile değil farkındayım; o zaman başka bir tarafından anlatayım, annenizin sevdiği, dostlarınızın eğlendiği, iş yaptığınız insanların güvendiği size, hayatınızdaki adamın sevdiği kadına sahip çıkmanıza sebep olan güç bu. O gittiğinde kimse için sevilecek biri kalmaz, ama en önemlisi sizin tarafınızdan sevilecek biri kalmaması, işte o yıkıcı olur. Bu haftalık bu kadar, size okurken, iyi gelebilecek bir video bırakayım, şarkı da keyifli animasyon da <a href="https://www.youtube.com/watch?v=bH90mNm5UXE&amp;t=40s">https://www.youtube.com/watch?v=bH90mNm5UXE&amp;t=40s</a> Haftaya bekar bir kadın olmakla alakalı yazacağım. Hepinizi öperim :*
14.11.2018 Mutluluk Endüstrisi
Geçen hafta iyi yaşam alışkanlıkları üzerine yazmayı planlıyordum, sırıtan bir fotoğrafım, gelsin yemekleri evden götürmeler, gitsin düzenli sporlar, prensipli ol, vizyonladıklarına odaklan. Olumlu düşün, pozitif yaşa. Ama bazen işlemiyor ve işlememesi insanı daha da insan yapıyor aslında. Planladığın gibi olmuyor; hissedişlerine mani olamıyorsun. Canım acımayacak kadar güçlü olmayabilirim, ama saklayacak kadar zayıf hiç olamam diyenlerdenim galiba. Kendimi uzun zaman mutsuz hissettim ve bu duygu içime ekildiğinden itibaren; bir şey beni yöntem aramaya itti. Düzelmek istedim ama bu düzelmeyi ilaçlarla sağlamak istemedim, modern bilimin insanı para için hasta edip, para için düzelttiğine inanırım ki; modern psikolojinin insanların çalışma hayatındaki verimini arttırmak için kurulduğunu düşünürsek bayağı da haklı sayılırım. Batı tıbbı semptomu yok etmeye odaklıdır, oysa uzakdoğu, şamanlar, kadim kültürler sebebi ortadan kaldırır ve iyileşme tam da buradan doğar. Tam da bu noktada; kişisel gelişim yazarlarını okumaya başladım, kadim toplumlardan, atalardan miras bir sürü şeyi denedim, -iyi de hissettirir bu arada- ve bilimum iyi düşün iyi olsunlar. Sonra çeşitli koçlarım oldu ve hepsi kendi hayatıma dair bir sürü şeyi görmeme vesile oldular, sağ olsunlar. Gelsin Hipnoterapiler, gitsin enerjiler, sinerjiler, geçmiş yaşam şifaları, regresyon çalışmaları. Onlar sırasında bir sürü yere dokundum, yüzleşmek kolay olmadı. Ruhum dev bir soğandı sanki, soydukça cücüğe ulaştım sandım ve orada bambaşka bir soğan daha çıktı. Bu blokajımı da çözersem harika hissedeceğim. Bunu da çözersem mutlu olacağım. Bu konuda alacak bir yaşam dersim var ama ne, şu an bunu görebilecek ruhsal olgunlukta değilim ama seviyorum sürecimi ve kendimi. Kendimi düzeltilmesi gereken bir şey olarak algıladım. Hala da hayatımı içten içe bir proje, tamamlanması halledilmesi gereken bir iş olarak görüyorum. Bunu başkaları da hissediyor mu, ben mi deliyim? Bilmiyorum. Yataktan benden başka kimse jiletle kazınarak kalkmıyor mu? Dünya bir sürü yönüyle berbat bir yerken; bunu sınanırken biz mi yaptık, beşinci boyuttan gelen reptilianlar mı yaptı bilemiyorum( yazın google’a göreceksiniz) ama üzerine bombalar yağan çocukların kendi yaşamlarının sorumluluğunu alıp, atalarından gelen bilinç altı kodlarını halletmek için ne yapacaklarını düşünmeden edemiyorum. Hayatının sorumluluğunu almaktan bahsediyor herkes, bu sorumluluğu iyi taşımak için, bilmem ne şifası çalışmalı derken; kendimi bambaşka bir endüstrinin müşterisi olarak görüyorum. Hintlilerin;dünyanın en berbat sömürülerini, tekamüllerinin bir parçası olarak algılamasına yardım etmiştir Budizm. Cem Yılmaz’ın dediği gibi; bir sonraki hayatında kralsın koy ver gitsin. Şu an tanıdığım bir çok spritüelistin; bilinçaltı kodlarımı bir türlü kırmaya yanaşmayıp, kötümserlikte kalıp, bu duygudan beslendiğimi düşüneceğini biliyorum. En az onlar kadar, modern hayatın bizi ruhumuzdan nasıl uzaklaştırdığını, ön korteksimizin çeşitli gıda, kişisel bakım ürünleri ve sudaki klor yoluyla baskılanıp, irademizin nasıl zayıflatıldığını biliyorum. Ancak; bunun olmadığı yerde bulunmak, bizler için fizikteki sürtünmesiz ortam kadar imkansızdır, dünya sürtünmesiz ortam değildir. Bu kadar zengin adam, bir damla huzur için Yağmur Ormanları’ na Şaman Ayinlerine gidiyor -merak ettiğim bir deneyim bu ayrı- ve bu mutluluk denen şey, zengin fakir bir sebzeden biraz daha fazla iqsu olan herkes için aranan, dert olan bir şey. Buna pozitif psikolojiyle ulaşmaya da çalışan da var, spiritüel yollarla da. Hayatın içinde mücadelenin içinde kaldığım, yaşamayı seçtiğim, dünyanın olağan halini, gerektirdiği yöntemlerle çözmeye çalıştığım zamanlarda, tüm bu zorlama halden iyi hissettim kendimi. Belki de gerçekten bazılarımızın yer yer kendine acıması, mutsuz olması gerek; mecbur değiliz bu mutluluk çabası haline. Bazen pişman olmak gerekiyor. Kendimi derin mutsuzlukların içinde bulmuşumdur, bayağı bir kötümserlik potansiyelim var ama hep şahane şekillerde çıktım bu hallerimden. Bir arkadaşa dün söylemiştim, bu sefer de çıkarım ama bir süre çıkasım yok demek ki. Gerekirse meditasyon da yapılır, ilaç da içilir, ama hayat kısa kuşlar ötüyor kafasının yanında; faturalar da ödeniyor, en sevdiklerin güvenini tuz buz edebiliyor ve sen çekim yasasıyla bunu çekmiş olsan da üzülebiliyorsun. Bu Mutluluk Pazarı, bu düzene göre olmamaktan mı, bu düzenin bize göre olmamasından mı doğdu bilinmez. Kaçmaktan öte yüzleşip sadece yaşamakla mümkün baş etmek gibi geliyor bana. Bir de sevgi şifa o da ayrı. İyi Haftalar. Haftaya Görüşmek üzere.
24.10.2018 Güzel Bir Duruş mu Dinamik Denge mi?
Merhaba, Bugün biraz iş konuşasım var. Çünkü benim işimin herkese, fazlasıyla faydası var. Bir kere herkesin bu devirde orası burası ağrıyor. Herkesin beli özellikle felaket, Amerikan toplumu yılda 87.6 milyon $ harcıyor bel ve boyun rahatsızlıkları ile alakalı (Journal of the American Medical Association (JAMA). Bizim de maşallah durumumuz pek parlak değil. Ama biz de alternatif yöntemler var masraf daha az olabilir. ( bunun gibi; <a href="https://www.dailymotion.com/video/x2rwb9n">https://www.dailymotion.com/video/x2rwb9n</a> ) Bunun en temel nedeni tabii ki oturmak. Ofis yaşamı, bizi bu noktaya getirdi. Hamstring arka bacak kaslarının kısalması, kalça kaslarının zayıf ve kısa kalmaları postürün baş düşmanı. Doğru Postür ile alakalı bakışımız, yıllarca doğru bir hizalama , yapılacak her harekette nötr duruşu koruma üzerine idi. Resim A’ daki duruş bahsi geçen. <a href="https://4.bp.blogspot.com/-_4024UFFOnY/W9CLsdfmQGI/AAAAAAAAN7o/Trq9i3LZUWIz4lU3mKj7QBQKzBEndl3-QCLcBGAs/s1600/kendall.jpg"><img src="https://4.bp.blogspot.com/-_4024UFFOnY/W9CLsdfmQGI/AAAAAAAAN7o/Trq9i3LZUWIz4lU3mKj7QBQKzBEndl3-QCLcBGAs/s320/kendall.jpg" style="height:276px; width:320px" /></a> Dans ederken hizalama önemli, bir hareketi yapabilmekten çok nasıl yaptığınla alakalı örneğin; zıplamanın kırk tane dikkat edilecek yanı var, tek amacın daha yükseğe çıkmak değil. Okuldayken öğretmenlik tarafımı geliştirdim, Anatomi üzerine farklı bakışlar ilgimi çekerdi. Eric Franklin’in Dinamik Denge üzerine fikirlerine hayran kalmıştım, imaj verme adına, doğru anlatmaya yönelik ilgim bu yöndeydi. Ama o hizalama canlı bir şeydi. Ne gibi, ayakta dururken o doğru hizalama resim A gibi. Ama metatarsallarınızın üzerinde yani yarı parmak ucuna çıkın, daha ileride organize olabileceğinizi gözlemlersiniz. Tek ayak üzerinde kalın, daha da farklı. Kol dengelerinde, amud gibi; normalde kifotik sayılabilecek konumdayken torasik omurga -yani üst sırt- ancak dengede kalabilirsiniz. Hizalama organik bir şey; ondan her an aynı şeyi anlayamayız. <a href="https://4.bp.blogspot.com/-pZskfD6moCc/W9CMJCHBsKI/AAAAAAAAN7w/dZhfsA2eaL0Fqv4Kaly83RPq0eVcPLFEQCLcBGAs/s1600/11122717334_653a9e2da1_q.jpg"><img src="https://4.bp.blogspot.com/-pZskfD6moCc/W9CMJCHBsKI/AAAAAAAAN7w/dZhfsA2eaL0Fqv4Kaly83RPq0eVcPLFEQCLcBGAs/s200/11122717334_653a9e2da1_q.jpg" style="height:200px; width:200px" /></a><img src="https://3.bp.blogspot.com/-50tEwFO4_AE/W9CMJFKyhrI/AAAAAAAAN74/_YVDJI2RXhkkrUm_HpnSJc6t_86i2PMPQCLcBGAs/s200/14390633_1157425497656151_5842196180038216856_n.jpg" style="height:200px; width:200px" /><a href="https://4.bp.blogspot.com/-vy4FGGF-qts/W9CMJDLXj2I/AAAAAAAAN8E/HqwfO1TTowAXriHYFAj3WV1GnefA9v13QCEwYBhgL/s1600/indir.jpg"><img src="https://4.bp.blogspot.com/-vy4FGGF-qts/W9CMJDLXj2I/AAAAAAAAN8E/HqwfO1TTowAXriHYFAj3WV1GnefA9v13QCEwYBhgL/s200/indir.jpg" style="height:200px; width:160px" /></a> Sonra sertifikalanmak üzere pilates kurslarına katıldım, kendim The Pilates Coach metodunu anlattım,devamını biliyorsunuz. En ufak harekette bile eklem hareket genişliği az tutulup güvenlik adına, o nötr duruşu her eklemde ayrı ayrı korumaya çalışırken, hep aynı şeyi düşündüm. Bu nötr duruş tek ayakta aynı olamaz, bu dinamik bir şey ve fonksiyonellik kişinin hayattaki becerilerini arttırma egzersiz planlarken önemliyse, bu kadar her anımızda nötr duruşu korurken, gündelik hayata adapte olamayız; çünkü otobüse geç kalırken atladığın su birikintisinden atlarken nötr duruşu koruyamazsın derken, Pilates’ i sıkıcı bir metod olarak algılarken buldum kendimi. Pilates’i sıkıcı bulan, geliştirici bulmayan fitness eğitmenlerini de anlamam bu yüzdendir. 2016 Yılında IDEA Fitness Convention için Amerika’ ya gittiğimde, Fonksiyonel Antrenman Planlama, Alternatif Core Çalışmaları ve Ruh, Beden, Zihin (Mind, Body, Spirit), Fascia – bu uzun bir konu- üzerine oturumlar seçmiştim. Fascia uzamalı genişlemeliyse büyük hareket etmeliydik kimi Fascia-bu bambaşka bir konu, uzayarak genişleyerek gelişen ve bizlerin aslında omurgası kadar hayati.Chuck Wolf; Core Connections oturumunda çok kıymetli bir şey söylemişti. Nasıl bir duruş organize etmelisiniz? diye sordu. Herkes, ayak maleol kemiği, kulak kanalı, tek tek hizalama fikrini anlatırken, hep What else? Başka? dedi. Sonunda kendi fikrini söyledi. Artık her durumda güçlü olan, her açıda hareketli olan bir omurga organize etmeliyiz. Binlerce kez altına imza atabileceğim bir bakış açısı. (Konfetiler düşüyor, havai fişekler eşliğinde, hallelujah çalıyor, aydınlanma gelmiş filan :)) 2000 yılından beri, bir çok kuruluş Pilates Eğitimi veriyor, kimi aşırı güvenli, kimi daha hareketlerin geleneksel halini korumaya önem veriyor. Ancak bu Pilates’ le değil, yorumlanış biçimiyle alakalı bir durum bence. Çünkü klasik seri kocaman açıları olan bir sürü hareket içeriyordu. Hazır olmayan birine bunu yaptırmak katliam zaten ayrı; kimi zaman eğitmen üyeye uygun modifikasyonla uğraşmasın diye çok kolay acıyacak tabi böyle böyle gelişiyorsunuz derken kişiyi de sakatlayabiliyor ve bu onaylanamaz bir durum ancak; katılımcımıza beceriler kazandırmayı hedefleriz, hedeflemeliyiz.Peki neden aşırı güvenli metodlar var; çünkü bir kaç hafta sonunda eğitmen olma imkanı verilen hareket odaklı bir eğitimi olmayan birinin, birini sakatlamaması için riskler minimuma indirilmeli. Ancak böyle gelişim de minimum oluyor. Dolayısıyla önemli olan araştırma, güncellenme, duruma uygun antrenör zekası, anatomi bilgisi ve ‘iyi niyet’ para kazanırken karşındakinin faydasını da maksimuma çıkarma isteği. Her açıda güçlü, hareket edebilir bir omurga; hatta fascia için antrenman programlarken, kontrollü ve bütüncül egzersiz planlayabiliriz diye düşünüyorum. İyi Haftalar Sevgiler Herkese… Kendinize İyi Bakın, Bedeninize İyi Bakın, İçinde Yaşamak Zorunda Olduğunuz Tek Yer Orası!