#yolculuksenin!

Egzersiz, kişinin sağlıklı olması için gereken değerleri geliştirerek, koruyarak, doğru şiddetteki pratiklerle, gerçek potansiyeline ulaştırmak için yapılır. Bu yüzden kendimi antrenör değil, egzersiz danışmanı olarak tanımlayabilirim.

Joseph Pilates’ in klasik metodu, erken dönemde (1. Dünya savaşı) rehabilitasyon odaklı, ileriki dönemde (New York City Bale’deki stüdyosunda) çok daha atletik bir metod olarak tasarlanmıştır. Günümüz katılımcısı çok daha hayatını kolaylaştıracak uygulamalara ihtiyaç duyar, bu vizyonla hazırlanan modern, küçük ekipmanlarla büyük değişimler yaratarak pilates metodunu kullanır. Mat Pilates Nedir? Minder üzerinde ve grup çalışmaları ile yapılabilen egzersizler bütünü olarak tanımlayabileceğimiz mat pilates, her yaştan ve her cinsiyetten insanın rahatlıkla yapabileceği bir egzersizdir. 600’ün üzerinde hareket varyasyonu bulunan mat pilatesin temel amacı bedenin gelişimi de yardımcı olmak, beden kontrolünü sağlamak ve düzgün bir postür elde etmektir. Mat Pilatesin Ortaya Çıkışı Pilatesin ortaya çıkışı 20. Yüzyılın başlarına kadar gitmektedir. Alman Joseph Hubert Pilates aslında tüm bu pilates hareketlerini çocukluk döneminde geçirdiği bir hastalık sonucu bulmuştur. Astım ve romatizma hastası olan J. H. Pilates bulduğu hareketler dizisi ile kendi bedeninde yaşadığı tüm sorunları ortadan kaldırmayı başarmıştır. Bunun üzerine bu hareketlere daha fazla yoğunlaşarak modern dönemin esas problemlerinin yanlış nefes, yanlış duruş ve yanlış yaşam tarzı olduğunu düşünerek bu konuda çalışmaya devam etmiştir. Hareketler I. Dünya Savaşı döneminde yaralanan askerlerin tedavisinde de kullanılmıştır. Bu şekilde egzersizlerin temel ilkelerinin belirlendiği hareketler halen pilates stüdyolarında uygulanmaktadır. Temel nefes alma tekniklerinin, konsantrasyon çalışmalarının ve core kaslarının çalışması temeli ile hareket eden mat pilates bugün birçok kişinin daha sağlıklı bir hayat tarzı kurmasına yardımcı olmaktadır. Mat Pilatesin Prensipleri Sadece bir egzersiz olarak tanımlanamayacak olan mat pilates aynı zamanda bir yaşam biçimidir. Beden sağlığı ve bütünlüğü için özel hareketlerin derlenmesi ile oluşan pilates hem bedensel hem de ruhsal açıdan birçok faydaya sahiptir. Pilatesin yalnızca beden için değil ruhsal dünyamız için de faydalı olmasının nedeni ise pilatesin temellerini oluşturan ilkelerden kaynaklanmaktadır. Pilatesin temel prensipleri aşağıdaki gibidir: <ul> <li>Kontrol: Pilates hareketleri vücudun tamamını kontrol altına almayı gerektiren hareketlerden oluşmaktadır. Pilates yaparken bütün egzersizlerde kişi bedenini hissedebilir ve gözlemleyebilir. Bu sayede kişi hareketler esnasında tamamıyla bedeniyle bütünleşmektedir.</li> <li>Nefes: Pilatesin sağlıklı bir şekilde faydalarını gösterebilmesi için doğru nefes tekniklerinin kullanılması oldukça önemlidir. Egzersizler esnasında hareketlerle uyumlu olarak nefesimizi kontrol ederiz. Ve doğru nefes alıp verme sayesinde vücudumuzun ve kanın temizlenmesi sağlanmaktadır.</li> <li>Merkezleme: Pilates hareketleri yapılırken doğru merkezleme bedende esneme ve uzama sağlar.</li> <li>Akıcılık: Pilates hareketleri kendi içerisinde bir bütünlük ve ahenk taşır. Doğru nefes alma ile birlikte hareketler birbirleri ile akıcı bir şekilde uygulanmaktadır. Hareketler belirli bir kontrol ve akışkanlık içerisinde gerçekleştirilir.</li> <li>Keskinlik: Pilates hareketleri yapılırken hareketlerin keskin bir şekilde ve net olarak yapılması kişinin kendisi içinde bütünleşmeyi sağlamaktadır.</li> <li>Konsantrasyon: Pilates beden ve ruh bütünlüğünü sağlayan en önemli egzersiz sistemlerinden birisidir. hareketler esnasında sağlanan konsantrasyon ile kişi beden ve zihinsel bir farkındalık içerisinde olmaktadır. Bu da bedenimizi ve duygularımızı daha iyi kontrol altına almamızı sağlamaktadır. Zihinsel ve bedensel konsantrasyon pilatesin sonuçlarını kat kat artıracak bir unsurdur.</li> </ul> 600’ün üzerinde varyasyonları olan egzersizleri mat üzerinde pilates lastiği, pilates topu ve çemberi gibi ekipmanlarla gerçekleştirebilirsiniz. Mat Pilatesin Faydaları Düzenli bir şekilde yapıldığı takdirde pilatesin faydaları çok kısa bir süre içerisinde kendisini göstermektedir. Doğru ve düzenli yapılan pilatesin kişinin beden ve ruhunda yaratacağı bir takım olumlu yönler aşağıdaki gibidir: <ul> <li>Core kaslarına yönelik yoğun egzersizlerin bulunduğu pilates kaslarda güç ve esnekliği artırır</li> <li>Eklem ve kemiklerin korunmasını sağlar.</li> <li>İleriye dönük yaralanma ve sakatlanmaları engeller</li> <li>Vücut duruşunu düzeltir</li> <li>Kronik ağrılara iyi gelir</li> <li>Sırt, bel ve boyun ağrılarını iyileştirir</li> <li>Kronik skolyoza iyi gelir</li> <li>Metabolizmayı düzenler</li> <li>Doğru nefes alma teknikleri ile aynı zamanda kişinin ruhsal dengesini de düzenler</li> <li>Konsantrasyon ve odaklanmayı artırır</li> <li>Duruşun daha düzgün hale gelmesi ile birlikte kişinin kendisine olan özgüveni de artar</li> <li>Denge ve koordinasyonun gelişmesini sağlar</li> <li>Sıkı ve ince bir bedene sahip olmayı sağlar</li> <li>Kalori yakımı ile fazla kalorilerden kurtulmayı sağlar</li> <li>Boyun ve bel fıtığına iyi gelir. Ama bu konuda mutlaka eğitimli ve profesyonel eğitmenlerle çalışmak gerekmektedir.</li> <li>Bedenin esnekliği artar.</li> <li>Pilates ile nefes açma taktikleri sayesinde zihnin daha çok rahatlaması sağlanır.</li> <li>Birçok psikolojik ve ortopedik rahatsızlığa karşı kişide iyileşme sağlar</li> <li>Stres, gerginlik, depresyon ve anksiyete ile mücadele etmeye yarar</li> </ul> Mat Pilatesin Avantajları Nelerdir? Mat pilates ve reformer pilates sahip oldukları hareket çeşitliliği ile birçok avantaj yaratmaktadır. Bu avantajlardan bazıları: <ul> <li>Mat pilatesteki egzersizlerin hepsinde yerçekimine karşı koyacak tek unsur kişinin bedenidir. Reformer pilatesten farklı olarak mat pilateste bedenin kontrol ve verimliliği tamamen kişinin motivasyonuna bağlıdır.</li> <li>Mat pilateste yapılan egzersizler kişinin bütün kas gruplarının çalışmasını sağlar. Top, çember ve pilates lastiği gibi aparatlarla yapılan ekipmanlarla hareketler tüm bedene odaklanmaktadır.</li> <li>Reformer pilates bireysel derslerle yapılırken mat pilates grup dersleri ile de gerçekleştirilebilmektedir. Aletli pilateste eğitmeninizin size göstereceği hareketleri uygularken bu derslerin birebir yürütülmesi gerekmektedir. Eğer birebir dersler yerine grup dersleri daha çok seviyorsanız mat pilates sizin için daha uygun olacaktır.</li> <li>Mat pilateste ihtiyacınız olan ekipmanlar da daha basittir. Yalnızca bir mat, pilates topu, pilates çemberi ve lastiği ile rahatlıkla 600’ün üzerindeki mat pilates hareketlerini yapabilirsiniz.</li> </ul> Mat Pilates Zayıflatır mı? Mat pilatesin esas amacı zayıflamak değildir. Ancak 600’ün üzerinde hareket çeşitliliği olan mat pilates düzenli bir şekilde yapıldığı noktada bedende bütünlüklü olarak bir incelme ve toparlanma yaşanmaya başlar. Ayıca mat pilates farklı seviyelerden oluşmaktadır. Başlangıç seviyesindeki hareketlerle vücut belirli bir miktarda kalori yakarken ileri seviyelere geçtikçe yakılan kalori miktarı da artmaya başlar. Dolayısıyla asıl amacı zayıflatmak olmasa bile pilates birçok egzersizden daha fazla kilo vermeye yarayan bir hareketler bütünüdür. Ayrıca kilo vermenin dışında toparlanmış ve daha dinç bir vücut elde edilir. Üstelik postür düzelmesi de sağlayan pilates daha dik ve daha zarif bir duruş sağlamaktadır. Mat Pilates İle Daha Kaliteli Bir Hayat Mümkün Sadece bir mat, pilates topu, çemberi ve lastiği ile gerçekleştirebileceğiniz mat pilates hareketleri ile hayatınızı tamamen değiştirebilirsiniz. Güne daha aktif ve dinamik bir şekilde başlamak, strese karşı daha korunaklı olmak ve kas ve kemik sağılığınızı artırmak sadece düzenli bir şekilde matlı pilates ile mümkün. Siz de hayat tarzınızı değiştirmek ve daha kaliteli ve sağlıklı bir hayat istiyorsanız CoreLab pilates stüdyomuz ile iletişime geçebilir ve matlı pilates dersleri hakkında bilgi alabilirsiniz.
Pilates ekipmanlarını, modern günümüz koşullarına uyumlayarak kullanır. Katılımcıların, fiziksel kapasitelerini geliştirecek ihtiyaçlarına, Joseph Pilates’ in geliştirdiği egzersiz ekipmanlarının çeşitliliğinden faydalanarak cevap verir. Reformer pilates nedir? Reformer pilates, aletli bir pilates yöntemidir. Özel bir yaylı mekaniğin üzerine kurulan pilates aleti, daha kolay ve keyifli bir pilates egzersizi yapmanı sağlıyor. Mat üzerinde pratik yapmadan, direkt olarak reformer pilates aletleriyle vücudunu şekillendirmeye başlayabilrsin. Reformer pilatesin bu kadar popüler olmasının sebebi vücudun farklı açılarını çalıştırmasıdır. Aletli pilates ile ortalama 500 farklı hareket yapabilir ve mata gerek kalmadan vücudunu daha etkili bir şekilde inceltebilirsin. Reformer pilates ne işe yarar? Aletli pilates kas arttırma ve vücut şekillendirme amacıyla yapılabilir. Reformer pilatesin en güzel yanlarından biri her bedene uygun olması ve klasik egzersizlerden farklı olması! Böylece aletli pilates yapmak kısa sürede daha keyifli geçiyor. Reformer pilates bütün vücudu çalıştırır ve vücut duruşuna iyi gelir. Reformer pilates ile yaptığın en minik hareket bile kas yoğunluğunu arttırır ve farkında olmadan vücudunu hızlıca şekillendirir. Aletli pilates yapmak önemli bir kardiyo yöntemidir. Kalp atışını hızlandıran ve ter atmana yardımcı olan aletli pilatesi kardiyo olarak da tercih edebilirsin. Reformer pilates kimlere uygundur? Aletli pilates herkes için uygundur. Hangi vücut tipine sahip olursan olan reformer pilates sana uygun olacaktır. Reformer pilates yapanlar vücutlarının daha hızlı şekillendiğini ve kendilerini daha dinç hissetiklerini söylüyorlar. Reformer pilates vücudunu şekillendirmek isteyen herkes için uygundur. Fiziksel yaralanmalardan sonra dahi reformer pilates yaparak sağlığına kavuşanlar olabiliyor. Vücudu güçlendiren ve duruşunu geliştiren bu pilates çeşidi, dansçılar ve sporcular tarafından da çok seviliyor. Reformer pilates tek başına zayıflama yöntemi değildir. Reformer pilates ile zayıflayanlar, egzersiz ile birlikte beslenmelerine de dikkat ederler. Reformer pilates yapmak için egzersiz geçmişine sahip olmana gerek yok. İlk defa pilates yapacaklar da reformer pilatese başlayabilirler. Hamileler için pilates veya doğum sonrası pilates yapmak isteyenler de aletli pilatesi tercih ediyorlar. Aletli pilates faydaları nelerdir? <ul> <li>Eklemleri çalıştırır</li> <li>Esnekliği arttırır</li> <li>Tüm vücuda iyi gelir</li> <li>Duruşunu iyileştirir</li> <li>Karın bölgesini düzleştirir</li> <li>Vücudu gevşetir ve rahatlatır</li> <li>Vücudu sıkılaştırır</li> <li>Daha fit görünmeye başlarsın</li> <li>Bel ve boyun fıtığına iyi gelir</li> <li>Nefes kontrolüne yardımcı olur</li> </ul> Evde reformer pilates yapılır mı? Evde reformer pilates yapmak imkansız olmasa da ekonomik bir yöntem de değildir. Evde reformer yapmak için pilates aletlerinden birini alman gerekiyor. Reformer, cadillac, chair ve barrel adı verilen reformer aletlerinden birini alarak pilates yapabilirsin. Eve reformer aleti almak ilk aşamada maliyetli olsa da zaman içinde stüdyoda pilates yapmakla aynı hatta daha ekonomik bir hale dönüşebilir. Burada önemli olan evde pilates aletleri ile ne kadar egzersiz yaptığındır. Bu yüzden ilk aşamada stüdyoda aletli pilates yapmalı ve aletli pilatesin nasıl yapıldığını öğrenmelisin. Uzun vadede pilates yapmak istiyorsan eve aletli pilates alarak bu alışkanlığı evde de devam ettirebilirsin.
Sosyal ortamlarda kendinizi rahat hissedecek kadar dans etmeyi öğrenmek için, hali hazırda dans ediyorsanız, bedeninizi koruyarak, destekleyerek tekniğinizi güçlendirmek için, cardiovasküler sisteminizi, kas ve iskelet sisteminizi, dansın yan etkilerine karşı koruyarak dans etmek için hazırlanan kişiye özel tasarım programlar hazırlar. Beden Farkındalığı Nedir? Beden farkındalığı, bilincin özel bir şekli olarak değerlendirilmektedir. Sinir bilimine göre, beden farkındalığı beynin, bedenin diğer bölümlerinden ve dışarıdan aldığı mesajların farkına varmasıdır. Bireyin aldığı bu mesajlar, sadece kendi bedeninin ve hareketlerinin değil, çevredeki diğer nesnelerin özellikleri ve bulunduğu konumu gibi bilgileri de barındırır. Bu bilgiler zamanla vücudun deneyimleri haline dönüşür. Böylece, bireylerin kendi bedenini ve çevresini anlamasını, yorumlamasını ve sosyal iletişimler kurmasını etkiler. Yani, beden farkındalığı kişinin, kendi bedeni ve çevresindeki diğer nesnelerin hakkında bilgi sahibi olmasıdır. Beden farkındalığı neden önemli? Beden farkındalığı, günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştirmek için diğer duyularımızla birlikte hareketlerimizi etkili bir şekilde planlamaya ve koordine etmeye yardımcı olur. Beden farkındalığının azalması, kötü koordinasyona neden olabilir, aktiviteleri tamamlamak için çok fazla veya çok az güç kullanılabilir. Bununla birlikte, mevcut fiziksel ve duygusal durumlarımızı ve stres seviyemizi anlamak istiyorsak, beden farkındalığı çok önemlidir. Meşgul olduğumuzda, düşüncelere kapılırız ve bu düşünceler sırasında kafamızın içinde ne olup bittiğine çok az dikkat ederiz. Yine de bedenlerimiz bize dikkat etmemiz gereken birçok sinyal verir. İlk olarak, açlık, ağrı, yorgunluk ve tuvalete gitme ihtiyacı gibi basit fizyolojik sinyaller ortaya çıkar. Bunları görmezden gelirsek, direncimizi ve stresle başa çıkma yeteneğimizi azaltırız. İkincisi, bize nasıl hissettiğimize dair temel göstergeleri veren bedenlerimizdeki duyumlar oluşur. Kızıyorsak, bunu bize bildiren göğüs veya boğaz sıkışması gibi fiziksel belirtiler olacaktır. Onları görmezden gelirsek duygu, kelimenin tam anlamıyla patlayarak ya da kendimizi duygusal açıdan kapatarak ortaya çıkar. Her ikisi de etkililiğimizi engelleyebileceği ve başkalarının rollerini yerine getirme yeteneğini azaltabileceği için potansiyel olarak çok yıkıcıdır. Eğer kişiler bedenlerini tanımlayabiliyorsa, vücutlarının duygusal, fizyolojik ve fiziksel uyarımlarını iyi algılayabiliyorsa yani benden farkındalığı yüksekse, depresif semptomlar daha az görülür ve ağrı belirtileri azalır. Buna bağlı olarak bu kişiler daha kaliteli bir hayat sürerler. Beden Farkındalığını geliştirmek için neler yapılabilir? Beden farkındalığını geliştirmek için birçok farklı yol bulunur. Bunlardan bazıları; <ul> <li>Düzenli egzersiz Düzenli yapılan egzersizler kişilerin psikolojileri üzerinde olumlu etkiler bırakır. Egzersiz, öz yeterliliği, benlik saygısını ve beden farkındalığını artırmak için tercih edilen bir yöntemdir. </li> <li>Meditasyon veya yoga Meditasyon ya da yogada geliştirilen vücut farkındalığı, ağrı yönetimini ve duygu düzenlemeyi iyileştirebilir. </li> <li>Beslenme Yeme alışkanlıkları beden farkındalığı üzerinde etkilidir. Örneğin, meyve ve sebze alımı, bununla birlikte ne yediğinin farkına vararak, dikkatli bir şekilde yemek yeme beden farkındalığını geliştirmeye yardımcı olur. </li> <li>Farkındalık egzersizleri Gün içerisinde yapabilecek küçük farkındalık egzersizleriyle beden-zihin ilişkisi güçlendirilebilir. Bunun için 3 adımdan oluşan küçük bir egzersizi deneyebilirsiniz; </li> </ul> 1.Adım, ilk önce dikkatinizi dış dünyaya odaklayın. 2.Adım, etrafınızda olan her şeyin farkına vardıktan sonra dikkatinizi bedeninize ve fiziksel hislerinize, iç dünyanıza kaydırın. 3.Adım, iç ve dış farkındalığın arasında gidip gelin (Örneğin; “Sandalyenin kalçamı ittiğinin, lambadan çıkan sarı ışık dairesinin, sırtımın kamburlaşmasının farkındayım”). Gün boyu boş zamanlarınızda yapacağınız bu egzersiz, iç ve dış dünyanızdaki gerçek farklılıkları ayırmanıza ve değerlendirmenize yardımcı olabilir.
Derslerin sonunda asla ihmal edilmemesi gereken, bazen ise tamamen kas boyunda plastik uzama, yani kalıcı boy değişikliği hedefleyen esneklik antrenmanları olmazsa olmazımız. PNF yöntemi başta olmak üzere acı verici olmasının ötesinde modern yöntemleri kullanır. Stretching Nedir? Stretching Hareketleri Nelerdir? Gün boyu masa başında çalışmak zorunda kalıyorsanız çeşitli eklem ve omurga rahatsızlıklarından korunmak için esneme hareketleri yapmaya özen göstermelisiniz. Tüm kas ve kemik gruplarını çalıştıran stretching hareketleri, durağan yaşam modeli içinde sağlığınızı korumanıza yardımcı olur. Üstelik esneme hareketleri, enerji ve dikkatinizin azaldığını hissettiğinizde son derece kurtarıcıdır. “Stretching nedir?” sorusu, kas ve kemik ağrılarıyla baş etmek zorunda kalan çoğu kişinin merak ettiği konular arasında yer alır. Açma germe olarak da adlandırılan bu hareketler, güne enerjik başlamak için son derece etkilidir. Doğru uygulandığında gün boyu zinde hissetmeye yardımcı olan stretching egzersizleri sağlık açısından da oldukça faydalıdır. Stretching’in Faydaları Nelerdir? Stretching önemi, uzmanlar tarafından da sıklıkla vurgulanır. Stretching hareketleri, parmaklardan sırt ve boyuna kadar tüm kas gruplarını açmaya ve rahatlatmaya yardımcı olur. Bedenle birlikte zihni de doğru ve etkili çalıştırmak için stretching hareketleri önerilir. Pilates ve yoga ile benzerlik gösteren bu egzersizler, tüm kas gruplarını çalıştırarak performansını artırmaya yöneliktir. Doğru ve güvenli bir uygulama için ilk adımda ayak bilekliği gibi spor ekipmanlarının kullanılması önerilir. Çünkü doğrudan kas gruplarıyla alakalı olan bu egzersizler, yanlış uygulandığında daha büyük sorunlara yol açabilir. Stretching faydaları, düzenli yapıldığında saymakla bitmez: <ul> <li>Açma germe hareketleri, kas ve eklem ağrılarını azaltır.</li> <li>Düzenli uygulanan egzersizler, beden ve zihnin uyumlu işlemesini sağlar.</li> <li>Açma germe, kan dolaşımını hızlandırarak toksinlerin atılmasına yardımcı olur.</li> <li>Zihni açarak daha enerjik ve huzurlu bir gün geçirmeye yardımcı olur.</li> <li>Hareketsiz yaşam modelinden kaynaklanan kas ve eklem rahatsızlıklarının önüne geçer.</li> </ul> Stretching Hareketleri Nelerdir? Stretching hareketleri, doğru uygulandığında sağlıklı ve zinde bir yaşam için son derece etkilidir. Hafif tempolu bir spor olan stretching, pilates minder ve mat üzerinde yapılabileceği gibi masa başında bir iki dakika ayırarak da uygulanabilir. Oturarak, ayakta veya mat üzerinde yapılan birçok hareket bulunur. Her biri, farklı kas ve eklem gruplarını çalıştırmaya yöneliktir. Stretching çeşitleri, uygulama şekli ve ekipmanlarına göre birbirinden ayrılır. Temel anlamda ekipmansız yapılan egzersizler, farklı sporlara başlamadan önce vücudu hazırlamak için tercih edilir. Özellikle ağır tempolu sporlara vücudu ısıtmadan başlamak sakatlıklara yol açabilir. Ancak kol, omuz, boyun, sırt, bel, bacak ve bilekleri esneten bu egzersizler, kasları hazırlayarak sakatlık riskini minimuma indirir. Kas ve zihni koruyan bu hareketler; statik, dinamik ve PNF olmak üzere üç grupta toplanır. Her biri, kasların farklı pozisyonlarda ulaşabileceği en geniş hareket aralığını kazandırmaya yardımcı olur. Tüm stretching hareketleri; germe, bükme ve kıvırma gibi pozisyonlarda yapılır. Stretching Egzersizi Çeşitleri Nelerdir? Stretching hareketleri, farklı şekillerde uygulanarak vücudun tüm kas gruplarını çalıştırmaya yardımcı olur. Gerginlik hissinden kolayca kurtulmaya yardımcı olan bu basit egzersizler, sadece birkaç dakikada kolayca yapılabilir. Özellikle statik esneme hareketlerini oturduğunuz yerde bile uygulayabilirsiniz. Örneğin, ayağı kalçaya kadar kaldırarak elle çekme hareketi ile statik esneme sağlayabilirsiniz. “Dinamik stretching nedir?” diye merak ediyorsanız atletik çalışma programlarına küçük bir göz atabilirsiniz. Çünkü bu egzersiz çeşidine göre esneklik enerjiyi, enerji de kuvveti artırır. Özellikle yüksek tempolu sporlara başlamadan önce belli doğrultuda zıplama ve sıçrama hareketleri yapabilirsiniz. PNF egzersizleri ise hafif tempolu sporları anımsatır. Bu egzersiz modelinde kasın ulaşabileceği en gergin pozisyon sağlanır. Yaklaşık 15-20 saniye bu konumda bekledikten sonra kas eski konumuna getirilerek 5 dakika rahatlatılır. Ardından yine aynı hareket yapılarak bu kez 30 saniye kas ısıtılır. Yani her aşamada kasın bir sonraki adıma ulaşması sağlanır. Bu egzersiz modelinde kaslarınızı korumak için sporcu aksesuarları ve ekipmanlarına ihtiyaç duyabilirsiniz. Tüm spor ekipmanlarını Trendyol’dan kolayca satın alabilirsiniz.
18.07.2022 Göç Yolları
Herkesin hayatında kader’in kilitlendiği, neden sürekli bu oluyor dediği anlar olur. Bu anlar öyle anlardir ki, kendini dönen bir tekerleğin içindeki hamster gibi hissedersin. Sanki öyle olmak zorundadır başka seçeneğin yoktur. Başka türlüsü olamaz, hayat bunu bana neden yapıyor dersin, hep beni buluyor dersin, kader dersin, kendini kurban zannedersin. Hayatın bunu neden yaptığını anlayana kadar hiç birşey değişmeyecektir, hayat insanı anlayana ve barışana kadar zorlar; yani hep öyle olur. Kimi için bu, sık tekrar eden bir ilişki motifidir. Kimileri için iş, kimileri için para, kimileri için aile, arkadaşlıklar bir şekilde tekrar eder işte. Sonu gelmez hayat boyu öyle olacağını zannedersin. Sonra bir gün hengameden çıkıp kendine dışarıdan bakmayı başarırsan, o an gelir ve iyi ki gelir, o dönen tekerleğe ilk ne zaman bindiğini fark edersin. Benim hayatımda bu düzen kurmak oldu. Kendimi bildim bileli hep bir düzen kurmaya çalıştım. En mükemmel düzeni. Bir iş modeli, bir hayat modeli, bir ilişki, asla değişmeyen beni mutlak mutlu eden doğru kurgu. Ve o düzeni en mükemmel şekliyle kurduğuma inandığım an hep darmadağın oldu. Ve yepyeni bir düzen kurmam gerekti. O düzeni hep en mükemmel haliyle baştan kurmam gerekti. On beş sene aynı şirkette çalışmak için işe girdim, el ele ölmek için sevgili oldum, hayatıma renk katan detaylar her zaman olsun istedim. Sonra kendimi dinlediğim hikayelerden bahsederken buldum bir gün. Dedelerimin hikayelerini. Babamın babası, 1900 lerin başları, I Dünya Savaşı’nın sonları, bugünkü Bulgaristan eski Zara’dan kaçarak gelmişler buraya. Meriç nehrini gece yarısı burunlarına kadar suda geçerek, zaten bu yüzden mübadil değiller, muhacirler. Annemin anneannesi, yine bir I Dünya savaşı sonları, Tebriz’den Kars’a göçmüşler, on iki kardeşten iki kardeş kalarak. Hepsi de varını yoğunu bırakıp, aslında kaybederek buraya yeni bir hayat kurmaya gelmişler. Konuştuğum çoğu spritüeller, göç ilginç bir karmadır derler. Pratikte de öyle olur, göçmenler genelde pinti olur, garanti işe bayılır ve sahip oldukları her şeyi sıkı sıkıya tutmak isterler. Çünkü özellikle savaştan kaçanlar, kaybetmişlerdir, evlerini, düzenlerini, çoğunlukla sevdiklerini. Spritüel bakmasak, gerçekçi baksak, hafızanın nesilden nesile aktarıldığı kanıtlanmıştır. Bilinçaltının ise; sekiz yaşına kadar oluştuğunu düşünürsek, aslında gündelik hayatta edindiğimiz bütün hedefler, bilinçli olarak istediğimiz ne varsa hepsi maalesef fasafiso, bizler çoğunlukla sekiz yaşındaki bizleri ya da ailelerimizi, atalarımızı mutlu etmeyi istiyoruz, en derinde. Bunun adını koyduktan sonra, iki seçenek çıkıyor ortaya; olanı kabul etmek ya da değiştirmek. Ben kendime baktığımda, bir göçmen’de bulunması gereken her şey bende vardı kontrolcülük, pes etmeme, baştan bir düzen kurma becerisi, disiplin. Peki ama neden her seferinde o düzeni kurmama rağmen tuzla buz edecek bir şey bulabiliyordum. Çünkü atalarımla ilgili bildiğim sahne buydu. İstediğin kadar iyi şeyler yap, bir gün kaybedersin. Delice istediğim şeyi her seferinde nasıl buluyor ve inatla kaybediyordum. İşte burada kendimi tanıdım, kaybetmekten korktukça kaybediyordum. Tüm göçmenler gibi ne kadar bir düzen kurmak istesem de, ben gayretin kendisine aşık olmuştum, Ben göçü sevmiştim, sıfırdan düzen kurmayı aramayı. Bulmak bana göre değildi, belki de kaybetmekten korktuğundan, korktuğum başıma geliyordu. Para için, aşk için, her şey için geçerliydi bu. Ben aramayı sevmiştim. Sonra kendime dedim ki; mademki aramayı sevdin, mademki sen göçü sevdin, sen bildiğin gibi bir muhacir değilsin. Belki de sen yolda gördüklerini, deneyimi seven bir çingenesin. Öyle kabul et kendini, deneyim ara, düzen ara, kur, yap, boz, eğil, bükül, doğrul. O zaman kendimi mağdur hissettiğim her an bir anlam kazandı. Düzenim bozulmamıştı, Ben sıkılmıştım. Ama o kadar da korkmuştum ki, benim düzenimi bozmaya cesaretim yoktu, düzenimin beni bırakmazsını sağladım her seferinde. Sıkı sıkıya tuttuğum her şey, ellerimden kayıp gitmişti bir zamanlar. Şimdiyse vahlandığım her anı ilmek ilmek yarattığımı fark ettim. o tekerleğe kendim binmiştim, bugün en azından bunu biliyorum. İnsanların hepsi de temelde bunu yapar, bununla yüzleşir ya da yüzleşmez, bunu sever ya da sevmez. Bu sefer ben galiba olanı, olduğum kişiyi sevdim. Yolculuğu sevdim. Gitmek istediğimde neden on dakikada valiz hazırlayabildiğimi sevdim. Şu an gidişler, bitişler, başlangıçlar heyecan veriyor, yenisi diyorum. Sevdiğim yerlere yeniden dönebilirim. Sıkıldığım yerden gidebilirim. Yepyeni yerler görebilir, yepyeni insanlar tanıyabilirim. Bir iş yürümezse yenisini yapabilirim. Biliyorum ki, ölümlerden, kayıplardan sonra bile bambaşka hayatlar kurabilmiş atalarım ve bu bana korku değil cesaret veriyor artık; çünkü fark ettim. Doğduğumuz yer, ailemiz, köklerimiz, sekiz yaşına kadar ne olduysa bunların hiçbirini değiştiremeyiz. Ama kendimizle yüzleşmeden, olanı sevmeden, geçmişi sırtımızda yük değil, heybemizdeki değerli taşlar gibi görmeden, oralardan geçmeden de, kendimiz olamayız. Burası da böyle bir farkındalık not defteri oldu bana. İçimden gelince yazarım. Bir de şarkı bıraktım. Öpücükler :
22.01.2020 Deli Kadın Gücü
Merhaba, Blogun değişti. Neden Yolculuk Senin? çünkü bu aralar blogumun kimliğini biraz daha kadın olma halleri, kendini bulma arama üzerine taşımak istedim, bu benim uzun zamandır demlendirdiğim bir fikirdi. Hazır yeni yıl da gelmişken, tam zamanı dedim Ne de olsa yeni yıl, gaza gelmelerin, baştan başlamaların zamanı. Yeni yıllar ve doğum günleri, özellikle otuz yaş bana bayağı vurmuştu, ne yapıyorum, bulunduğum yerde mutlu muyum? Konsept herkese göre değişir ama beni ilişkilerden vurmuştu ve bu benim kadın olmakla ilgili algımı baştan yapılandırdı. Bu ilişki benim için uygun mu? Değildi. Bugün benim için uygun olmayan birinin başka birisinin rüyası olabileceğini kabul ederek söyleyebilirim bunu. Aynısı benim için de geçerli. O arayış bana, ilişkilere dair bir sürü kitap okutmuştu. Ne kadar inanılmaz önemli bir meseleyse, ben bu evliliği sürdürememeye bir iş başarısızlığı gibi bakmış, epey mesai harcamıştım. Hayatımda yedi buçuk sene olan birini kaybetmek üzmemiş mesela, yaptığım bir anlaşma başarısız olmuş gibi üzülmüşüm yeni yeni fark ediyorum. Tüm süreçten bahsetmeye karar verdim. Çünkü insan bazı acılardan vazife çıkarmak istiyor. Oldukça egosantrik bir mesele ama diyorsun ki; ‘Ulan bundan insanlığa fayda olacak bir şey bulmalıyım, tüm bunlar rastlantısal olarak başıma gelmiş olamaz, yüce Tanrı beni buradan sınayarak, aldığım dersi tüm kadınlarla paylaşmamı istedi.’ HADİ YAA! İşte bu mesih kompleksiyle yazıyorum a dostlar. Ama size kötü bir haberim var. Kainatta bir zerre olarak o kadar önemli değiliz. Değerliyiz ama hayat hepimizden büyük. Ayrılığın standart dört evresini sağlıklı yaşadığımı düşünüyorum. Herkese çemkirdim, ağladım, çirkinleştim. Makul yas süresini de geçirdim, artık olayla aramda gerekli mesafe var ve tecrübemi paylaşabilirim. Öncelikle çekim yasasına inanırsınız inanmazsınız, etrafım tek tek boşanmış kadınlarla dolmaya başlamıştı, en iyi arkadaşlarım bir bir boşanmış kadınlar oluyor ya da arkadaşlarım ayrılıyordu. Kainat beni yeni duruma hazırlıyordu. Hepsine binlerce teşekkürler ve dipnot çekirdek kadronuza sahip çıkmak çok önemli. Gelelim evrelere; 1.Evre: İNKAR* Tamam bazı problemlerimiz oldu. Ama bence abartıyorum, aslında geri dönülmez bir noktada değiliz. Neleri Hallettik, hem başkalarının hatası bizimle alakalı değil, parmağını oynatsa düzeliriz (senin hayatından gitmeliyse parmağını oynatmaz) ve zaman geçer, bu arada süre uzarken beklenti yükselir; gün birde bir buket çiçek sonrası her şeyin normale dönmesine razıyken, birinci ay sonunda açık havuza jet indirse, adamda karısına ne hastaymış deseler filan ancak onurun bir kendine gelecektir. Ama daha azına da açık olmak gerekirse fitsindir. Her şey, hiçbir şeyin olmadığı günlere dönsün istersin, dönmez. 2.Evre: ÖFKE* Hayatımın yedi buçuk senesini ona verdim. Bunu hak etmedim. Buna yol açan herkes yok olmalı. Hepsi giyotine vurulmalı, asılmalı. Ne olursa olsun yanında oldum, bunun için mi? Salağım ben. Yanlış seçim yaptım, hayatımı harcadım resmen, ne için. Bak arkadaşlarının çocukları var. Al bak, aferin sana gerizekalı. Ne yapsam, nasıl zarar versem? 3.Evre: KABULLENİŞ* Aklından geçenlere dur de çünkü sen o değilsin fıtratın bu. Ona zarar vereceğim diye, kırılabilecek insanlara bir baksana. Değmez. Kimsenin suçu değil, sen yanlış bir seçim yaptın, kız kendine ama sonuç alamayacaksın olan oldu. 4.Evre: FARK EDİŞ* Tamam nerede kalmıştık. Bu kadar sene boyunca, kendime hiç mi vakit ayırmamışım? Neleri seviyormuşum? Arkadaşlarım vardı benim, neredeler? Ne kadardır onlara vakit ayırmıyor muşum? Biz biri birimize göre değilmişiz, ne gereksiz yere zorlamışız. Çevrenizde, bu süreci yaşayanlara bakın, tüm bu evreleri sırasıyla yaşayanların çok daha sağlıklı ve sindirmiş şekilde hayatlarına devam edebildiklerini göreceksiniz. Cool bir şekilde, dünyasında yaprak kımıldamamış gibi yapanlar, kalıcı olarak süreci sonlandıramayabiliyorlar, üstü kabuk bağlamış iltihaplı yaralar gibi ama irini akıtanlar, tentürdiyotu basanlar ve ardından her gün pansumanı değiştirenler bir kere uğraşıp yoluna devam edebiliyor. Ne kadar modern yetiştirilirsen yetiştiril. Bu ülkede kadın olarak annelik sıfatına, eşliğe o kadar yüksek bir değer atfediliyor ki, o kavram senden büyük ve kaybedilmemesi gereken bir statüye dönüşebiliyor. Neyi bile kaybettiğini görmeyeceğin bir halde buluveriyorsun kendini. Ama ondan vazgeçince, her şeyden vazgeçebilecek bir güç geliyor insana, ‘Deli Kadın Gücü’. Tüm ilişkilerden sıyrılabilecek, serbest kaldığında bazen abartabilecek Dikkat çünkü bazen insan bu kadarına gerek var mıydı da diyebiliyor insan yer yer, sakin Ancak ne olursa olsun; o güce, sizi siz yapan şeye, sahip çıkarsanız. En sevdiğiniz filmlere, hobilerinize, hayattan keyif aldığınız her şeyde ısrar etme, istemediklerinize hayır deme gücünüze, o hep yanınızda ve dostunuz olur, delirmeden :). Kendinizden vazgeçmek, bu coğrafyada doğmuş bir kadın için işten bile değil farkındayım; o zaman başka bir tarafından anlatayım, annenizin sevdiği, dostlarınızın eğlendiği, iş yaptığınız insanların güvendiği size, hayatınızdaki adamın sevdiği kadına sahip çıkmanıza sebep olan güç bu. O gittiğinde kimse için sevilecek biri kalmaz, ama en önemlisi sizin tarafınızdan sevilecek biri kalmaması, işte o yıkıcı olur. Bu haftalık bu kadar, size okurken, iyi gelebilecek bir video bırakayım, şarkı da keyifli animasyon da <a href="https://www.youtube.com/watch?v=bH90mNm5UXE&amp;t=40s">https://www.youtube.com/watch?v=bH90mNm5UXE&amp;t=40s</a> Haftaya bekar bir kadın olmakla alakalı yazacağım. Hepinizi öperim :*
14.11.2018 Mutluluk Endüstrisi
Geçen hafta iyi yaşam alışkanlıkları üzerine yazmayı planlıyordum, sırıtan bir fotoğrafım, gelsin yemekleri evden götürmeler, gitsin düzenli sporlar, prensipli ol, vizyonladıklarına odaklan. Olumlu düşün, pozitif yaşa. Ama bazen işlemiyor ve işlememesi insanı daha da insan yapıyor aslında. Planladığın gibi olmuyor; hissedişlerine mani olamıyorsun. Canım acımayacak kadar güçlü olmayabilirim, ama saklayacak kadar zayıf hiç olamam diyenlerdenim galiba. Kendimi uzun zaman mutsuz hissettim ve bu duygu içime ekildiğinden itibaren; bir şey beni yöntem aramaya itti. Düzelmek istedim ama bu düzelmeyi ilaçlarla sağlamak istemedim, modern bilimin insanı para için hasta edip, para için düzelttiğine inanırım ki; modern psikolojinin insanların çalışma hayatındaki verimini arttırmak için kurulduğunu düşünürsek bayağı da haklı sayılırım. Batı tıbbı semptomu yok etmeye odaklıdır, oysa uzakdoğu, şamanlar, kadim kültürler sebebi ortadan kaldırır ve iyileşme tam da buradan doğar. Tam da bu noktada; kişisel gelişim yazarlarını okumaya başladım, kadim toplumlardan, atalardan miras bir sürü şeyi denedim, -iyi de hissettirir bu arada- ve bilimum iyi düşün iyi olsunlar. Sonra çeşitli koçlarım oldu ve hepsi kendi hayatıma dair bir sürü şeyi görmeme vesile oldular, sağ olsunlar. Gelsin Hipnoterapiler, gitsin enerjiler, sinerjiler, geçmiş yaşam şifaları, regresyon çalışmaları. Onlar sırasında bir sürü yere dokundum, yüzleşmek kolay olmadı. Ruhum dev bir soğandı sanki, soydukça cücüğe ulaştım sandım ve orada bambaşka bir soğan daha çıktı. Bu blokajımı da çözersem harika hissedeceğim. Bunu da çözersem mutlu olacağım. Bu konuda alacak bir yaşam dersim var ama ne, şu an bunu görebilecek ruhsal olgunlukta değilim ama seviyorum sürecimi ve kendimi. Kendimi düzeltilmesi gereken bir şey olarak algıladım. Hala da hayatımı içten içe bir proje, tamamlanması halledilmesi gereken bir iş olarak görüyorum. Bunu başkaları da hissediyor mu, ben mi deliyim? Bilmiyorum. Yataktan benden başka kimse jiletle kazınarak kalkmıyor mu? Dünya bir sürü yönüyle berbat bir yerken; bunu sınanırken biz mi yaptık, beşinci boyuttan gelen reptilianlar mı yaptı bilemiyorum( yazın google’a göreceksiniz) ama üzerine bombalar yağan çocukların kendi yaşamlarının sorumluluğunu alıp, atalarından gelen bilinç altı kodlarını halletmek için ne yapacaklarını düşünmeden edemiyorum. Hayatının sorumluluğunu almaktan bahsediyor herkes, bu sorumluluğu iyi taşımak için, bilmem ne şifası çalışmalı derken; kendimi bambaşka bir endüstrinin müşterisi olarak görüyorum. Hintlilerin;dünyanın en berbat sömürülerini, tekamüllerinin bir parçası olarak algılamasına yardım etmiştir Budizm. Cem Yılmaz’ın dediği gibi; bir sonraki hayatında kralsın koy ver gitsin. Şu an tanıdığım bir çok spritüelistin; bilinçaltı kodlarımı bir türlü kırmaya yanaşmayıp, kötümserlikte kalıp, bu duygudan beslendiğimi düşüneceğini biliyorum. En az onlar kadar, modern hayatın bizi ruhumuzdan nasıl uzaklaştırdığını, ön korteksimizin çeşitli gıda, kişisel bakım ürünleri ve sudaki klor yoluyla baskılanıp, irademizin nasıl zayıflatıldığını biliyorum. Ancak; bunun olmadığı yerde bulunmak, bizler için fizikteki sürtünmesiz ortam kadar imkansızdır, dünya sürtünmesiz ortam değildir. Bu kadar zengin adam, bir damla huzur için Yağmur Ormanları’ na Şaman Ayinlerine gidiyor -merak ettiğim bir deneyim bu ayrı- ve bu mutluluk denen şey, zengin fakir bir sebzeden biraz daha fazla iqsu olan herkes için aranan, dert olan bir şey. Buna pozitif psikolojiyle ulaşmaya da çalışan da var, spiritüel yollarla da. Hayatın içinde mücadelenin içinde kaldığım, yaşamayı seçtiğim, dünyanın olağan halini, gerektirdiği yöntemlerle çözmeye çalıştığım zamanlarda, tüm bu zorlama halden iyi hissettim kendimi. Belki de gerçekten bazılarımızın yer yer kendine acıması, mutsuz olması gerek; mecbur değiliz bu mutluluk çabası haline. Bazen pişman olmak gerekiyor. Kendimi derin mutsuzlukların içinde bulmuşumdur, bayağı bir kötümserlik potansiyelim var ama hep şahane şekillerde çıktım bu hallerimden. Bir arkadaşa dün söylemiştim, bu sefer de çıkarım ama bir süre çıkasım yok demek ki. Gerekirse meditasyon da yapılır, ilaç da içilir, ama hayat kısa kuşlar ötüyor kafasının yanında; faturalar da ödeniyor, en sevdiklerin güvenini tuz buz edebiliyor ve sen çekim yasasıyla bunu çekmiş olsan da üzülebiliyorsun. Bu Mutluluk Pazarı, bu düzene göre olmamaktan mı, bu düzenin bize göre olmamasından mı doğdu bilinmez. Kaçmaktan öte yüzleşip sadece yaşamakla mümkün baş etmek gibi geliyor bana. Bir de sevgi şifa o da ayrı. İyi Haftalar. Haftaya Görüşmek üzere.
24.10.2018 Güzel Bir Duruş mu Dinamik Denge mi?
Merhaba, Bugün biraz iş konuşasım var. Çünkü benim işimin herkese, fazlasıyla faydası var. Bir kere herkesin bu devirde orası burası ağrıyor. Herkesin beli özellikle felaket, Amerikan toplumu yılda 87.6 milyon $ harcıyor bel ve boyun rahatsızlıkları ile alakalı (Journal of the American Medical Association (JAMA). Bizim de maşallah durumumuz pek parlak değil. Ama biz de alternatif yöntemler var masraf daha az olabilir. ( bunun gibi; <a href="https://www.dailymotion.com/video/x2rwb9n">https://www.dailymotion.com/video/x2rwb9n</a> ) Bunun en temel nedeni tabii ki oturmak. Ofis yaşamı, bizi bu noktaya getirdi. Hamstring arka bacak kaslarının kısalması, kalça kaslarının zayıf ve kısa kalmaları postürün baş düşmanı. Doğru Postür ile alakalı bakışımız, yıllarca doğru bir hizalama , yapılacak her harekette nötr duruşu koruma üzerine idi. Resim A’ daki duruş bahsi geçen. <a href="https://4.bp.blogspot.com/-_4024UFFOnY/W9CLsdfmQGI/AAAAAAAAN7o/Trq9i3LZUWIz4lU3mKj7QBQKzBEndl3-QCLcBGAs/s1600/kendall.jpg"><img src="https://4.bp.blogspot.com/-_4024UFFOnY/W9CLsdfmQGI/AAAAAAAAN7o/Trq9i3LZUWIz4lU3mKj7QBQKzBEndl3-QCLcBGAs/s320/kendall.jpg" style="height:276px; width:320px" /></a> Dans ederken hizalama önemli, bir hareketi yapabilmekten çok nasıl yaptığınla alakalı örneğin; zıplamanın kırk tane dikkat edilecek yanı var, tek amacın daha yükseğe çıkmak değil. Okuldayken öğretmenlik tarafımı geliştirdim, Anatomi üzerine farklı bakışlar ilgimi çekerdi. Eric Franklin’in Dinamik Denge üzerine fikirlerine hayran kalmıştım, imaj verme adına, doğru anlatmaya yönelik ilgim bu yöndeydi. Ama o hizalama canlı bir şeydi. Ne gibi, ayakta dururken o doğru hizalama resim A gibi. Ama metatarsallarınızın üzerinde yani yarı parmak ucuna çıkın, daha ileride organize olabileceğinizi gözlemlersiniz. Tek ayak üzerinde kalın, daha da farklı. Kol dengelerinde, amud gibi; normalde kifotik sayılabilecek konumdayken torasik omurga -yani üst sırt- ancak dengede kalabilirsiniz. Hizalama organik bir şey; ondan her an aynı şeyi anlayamayız. <a href="https://4.bp.blogspot.com/-pZskfD6moCc/W9CMJCHBsKI/AAAAAAAAN7w/dZhfsA2eaL0Fqv4Kaly83RPq0eVcPLFEQCLcBGAs/s1600/11122717334_653a9e2da1_q.jpg"><img src="https://4.bp.blogspot.com/-pZskfD6moCc/W9CMJCHBsKI/AAAAAAAAN7w/dZhfsA2eaL0Fqv4Kaly83RPq0eVcPLFEQCLcBGAs/s200/11122717334_653a9e2da1_q.jpg" style="height:200px; width:200px" /></a><img src="https://3.bp.blogspot.com/-50tEwFO4_AE/W9CMJFKyhrI/AAAAAAAAN74/_YVDJI2RXhkkrUm_HpnSJc6t_86i2PMPQCLcBGAs/s200/14390633_1157425497656151_5842196180038216856_n.jpg" style="height:200px; width:200px" /><a href="https://4.bp.blogspot.com/-vy4FGGF-qts/W9CMJDLXj2I/AAAAAAAAN8E/HqwfO1TTowAXriHYFAj3WV1GnefA9v13QCEwYBhgL/s1600/indir.jpg"><img src="https://4.bp.blogspot.com/-vy4FGGF-qts/W9CMJDLXj2I/AAAAAAAAN8E/HqwfO1TTowAXriHYFAj3WV1GnefA9v13QCEwYBhgL/s200/indir.jpg" style="height:200px; width:160px" /></a> Sonra sertifikalanmak üzere pilates kurslarına katıldım, kendim The Pilates Coach metodunu anlattım,devamını biliyorsunuz. En ufak harekette bile eklem hareket genişliği az tutulup güvenlik adına, o nötr duruşu her eklemde ayrı ayrı korumaya çalışırken, hep aynı şeyi düşündüm. Bu nötr duruş tek ayakta aynı olamaz, bu dinamik bir şey ve fonksiyonellik kişinin hayattaki becerilerini arttırma egzersiz planlarken önemliyse, bu kadar her anımızda nötr duruşu korurken, gündelik hayata adapte olamayız; çünkü otobüse geç kalırken atladığın su birikintisinden atlarken nötr duruşu koruyamazsın derken, Pilates’ i sıkıcı bir metod olarak algılarken buldum kendimi. Pilates’i sıkıcı bulan, geliştirici bulmayan fitness eğitmenlerini de anlamam bu yüzdendir. 2016 Yılında IDEA Fitness Convention için Amerika’ ya gittiğimde, Fonksiyonel Antrenman Planlama, Alternatif Core Çalışmaları ve Ruh, Beden, Zihin (Mind, Body, Spirit), Fascia – bu uzun bir konu- üzerine oturumlar seçmiştim. Fascia uzamalı genişlemeliyse büyük hareket etmeliydik kimi Fascia-bu bambaşka bir konu, uzayarak genişleyerek gelişen ve bizlerin aslında omurgası kadar hayati.Chuck Wolf; Core Connections oturumunda çok kıymetli bir şey söylemişti. Nasıl bir duruş organize etmelisiniz? diye sordu. Herkes, ayak maleol kemiği, kulak kanalı, tek tek hizalama fikrini anlatırken, hep What else? Başka? dedi. Sonunda kendi fikrini söyledi. Artık her durumda güçlü olan, her açıda hareketli olan bir omurga organize etmeliyiz. Binlerce kez altına imza atabileceğim bir bakış açısı. (Konfetiler düşüyor, havai fişekler eşliğinde, hallelujah çalıyor, aydınlanma gelmiş filan :)) 2000 yılından beri, bir çok kuruluş Pilates Eğitimi veriyor, kimi aşırı güvenli, kimi daha hareketlerin geleneksel halini korumaya önem veriyor. Ancak bu Pilates’ le değil, yorumlanış biçimiyle alakalı bir durum bence. Çünkü klasik seri kocaman açıları olan bir sürü hareket içeriyordu. Hazır olmayan birine bunu yaptırmak katliam zaten ayrı; kimi zaman eğitmen üyeye uygun modifikasyonla uğraşmasın diye çok kolay acıyacak tabi böyle böyle gelişiyorsunuz derken kişiyi de sakatlayabiliyor ve bu onaylanamaz bir durum ancak; katılımcımıza beceriler kazandırmayı hedefleriz, hedeflemeliyiz.Peki neden aşırı güvenli metodlar var; çünkü bir kaç hafta sonunda eğitmen olma imkanı verilen hareket odaklı bir eğitimi olmayan birinin, birini sakatlamaması için riskler minimuma indirilmeli. Ancak böyle gelişim de minimum oluyor. Dolayısıyla önemli olan araştırma, güncellenme, duruma uygun antrenör zekası, anatomi bilgisi ve ‘iyi niyet’ para kazanırken karşındakinin faydasını da maksimuma çıkarma isteği. Her açıda güçlü, hareket edebilir bir omurga; hatta fascia için antrenman programlarken, kontrollü ve bütüncül egzersiz planlayabiliriz diye düşünüyorum. İyi Haftalar Sevgiler Herkese… Kendinize İyi Bakın, Bedeninize İyi Bakın, İçinde Yaşamak Zorunda Olduğunuz Tek Yer Orası!